G.Kore Varlık Fonu ve Türkiye

24 Nisan 2019 Çarşamba 18:34
Asıl adı Kore Yatırım Şirketi (Korean Investment Corporation) olarak geçen Kore Varlık Fonu 2005 yılında Seul'de kurulmuş bir varlık fonudur. 135 milyon dolar gibi bir sermaye ile kurulan fonun ağırlıklı olarak yatırımları sabit getiri (Faiz, temettü), özel yatırımlar, gayrimenkul ve altyapı yatırımlarından oluşmaktadır.
Hali hazırda yönetim altındaki varlıkları 130 milyar doları geçmiş bulunmaktadır ve 2020 hedefleri bu miktarı 200 milyar dolar seviyesine çıkarmaktır. Fonun kuruluş amaçları arasında Teknoloji odaklı yatırımlar ile Ülkenin yarınlarına garanti altına almak gibi ilkeler yer almaktadır. Bu örnekte de açıkça görüldüğü gibi varlık fonları Türkiye Varlık Fonu'nun aksine, ülkelerin içinde bulunduğu likidite ihtiyacını karşılamak için değil, elde ettiği cari fazlayı aktarıp gelecekte olabilecek sıkıntılara karşı kullanmayı amaçlayan ve refahı yarınlara transfer eden bir kuruluştur. 
Peki nasıl oldu da Güney Kore 2005 yılında kurduğu varlık fonunu çok kısa bir sürede 130 milyar dolarlık bir fona dönüştürme başardı. Güney Kore özelinde bu başarıyı sadece varlık fonunda değil ekonomik olarak kendisini 30 yılda katettiği mesafeden de görebiliyoruz. Türkiye ile karşılaştırıldığında 1980'li yılların başında Türkiye'nin kişi başına düşen geliri Güney Kore'ye göre 4'te 1 oranında yüksek iken, cari denge konusunda da Türkiye o günlerde daha iyi bir konumdaydı. (GSYH, Türkiye: 97 milyar dolar, Güney Kore: 65 milyar dolar) 1980'den bu yana Güney Kore GSYH'sını ve kişi başına gelirini ciddi biçimde arttırarak Türkiye'nin oldukça önüne geçmiş bulunmaktadır.
Bütün bunlar gerçekleşirken en dikkat çeken unsur Güney Kore'nin toplam tasarruflarını ve buna bağlı olarak yatırımlarını arttırırken Türkiye'nin bu noktada ilerleme kaydedemesi iki ülke arasında oluşan bu farkın en önemli sebeplerindendir. Üstelik Güney Kore'de Türkiye gibi doğal kaynak bakımından zengin olmayan bir coğrafyada bulunmaktadır ve petrol ve doğal gaz ithal etmektedir.
Bütün bu faktörler göz önüne alındığında Türkiye'nin geri kalmışlığının temel sebebi olarak karşımıza Türkiye'yi yönetenlerden başkası çıkmamaktadır. Aynı şartlardaki iki ülkenin aynı süre zarfında aralarındaki gelişmişlik farkı bu denli açılıyorsa burada ülkeyi yönetenlerin oturup nerde yanlış yaptıklarını düşünmelerinin vakti gelmişte geçiyor demektir.
YAZARIN SON YAZILARI