''Merkez Bankası Ne Yapacak''

23 Temmuz 2019 Salı 10:24
Temmuz ayının başında sürpriz bir şekilde görevden alınan eski Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'nın yerine Murat Uysal getirilmişti.
Bu görev değişikliğinin ardından 25 Temmuz tarihindeki Para Politikası Kurulu'ndan çıkacak faiz beklentisi de değişmiş oldu. 19 Ekonomistin katıldığı bir ankette politika faizine ilişkin indirim beklentilerinin ortalaması 250 baz puan oldu. Bilmeyenler için hatırlatmakta fayda var, nedir bu Politika Faizi? Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, temelde ülkedeki para ve kur politikalarının yönetilmesinden sorumludur. Bu çerçevede bazı temel sorumluluklara sahiptir. Bunlardan en önemlileri;
-Fiyat istikrarını sağlamak, -Döviz kuru rejimini belirlemek, -Para basma olarak sıralanabilir.
Ve bu doğrultuda merkez bankasının fiyat istikararını sağlayabilmek adına bazı adımlar atması gerekmektedir. İşte bu adımların başında ve en sık kullanılan araç politika faizi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Politika Faizi ise merkez bankası tarafından belirlenen bir hafta vadeli repo faiz oranıdır. Bu noktada reponun da ne olduğunu açıklamamız gerekmektedir. Repo, bankalar tarafından belli bir faiz oranı ve belli bir süre sonra geri satın alınma güvencesiyle bono, tahvil ve benzeri değerli kağıtları satma işlemlerine verilen addır. Merkez Bankası belirlediği politika faizi üzerinden bankaların ihtiyaç duyduğu likiditeyi sağlar. Bankalar ise ellerinde bulundurdukları tahvil ve bonoları Merkez Bankasına teminat olarak verip karşılığında ihtiyaç duydukları likiditeyi(parayı) alarak repo işlemi gerçekleştirmiş olurlar.
Bu sayede bankalar kendilerine fon sağlamaktadırlar. Sadeleştirirsek, politika faizi Merkez Bankasının Bankalara verdiği haftalık borç için aldığı faiz oranıdır. Dolayısıyla bankalar Merkez Bankasından ne kadar ucuza fon sağlarsa piyasaya da o kadar ucuza kredi vereceklerdir. Sonuç olarak politika faizi direkt olarak bankaların müşterilerine uyguladığı kredi ve mevduat oranlarını etkilemektedir. 
İktisat okullarında öğretilen temel teorilerinden biri ise enflasyonun düşmesini istiyorsanız faizleri arttırmanız gerektiğidir. Türkiye'de ise son birkaç yıldır Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bunun aksini iddia ederek enflasyonu düşürmek için faizlerin düşmesi gerektiği tezini ortaya atmaktadır. Murat Çetinkaya'nın da görevden alınmasına bu fikir ayrılığının sebep olduğu bilinmektedir ve Cumhurbaşkanı tarafından da birkaç defa ifade edilmiştir.
25 Temmuz'da gerçekleşecek olan PPK toplantısı sonucunda beklentiler her ne kadar 250 baz puan indirim çevresinde oluşsa da benim beklentim 400 baz puan civarı bir indirim olacağı yönündedir. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın faizleri tek haneye indirmeliyiz söylemini gerçekleştirebilmek adına şu anda %24 olan politika faizini en az 400 puan indirilmesi gerekmektedir.
YAZARIN SON YAZILARI