Ne zamana kadar devam edecek?

17 Eylül 2019 Salı 10:20
Geçen hafta toplanan PPK'dan beklenildiği üzere faiz indirimi kararı çıktı. İndirim oranı ise piyasada beklenilenin üzerinde olmasına rağmen dolar/tl düşüş gösterdi.
Aslında Dolar/TL'de yaşanan düşüşte Avrupa Merkez Bankası'nın aldığı faiz indirimi kararı etkili oldu. Geçen seneye göre ufukta beliren resesyon riskine karşı Fed'in ve ECB'nin faiz indirimlerine başlaması Türkiye'nin faiz indirimlerinde cesur davranması açısından en önemli kriter olarak karşımıza çıkmakta. Peki bu olumlu hava ne zamana kadar devam edecek?
Açıkçası ekonomide bazı şeyler düzeliyormuş gibi gösterilse de maalesef durum hiç de öyle değil. Dünya öyle bir dönemden geçiyor ki her gün yeni bir krizle karşı karşıya kalmamız işten bile değil. Bir yandan Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün çıkmaza giren Suriye meselesi için çözüm arayışları, öte yandan Amerika – Çin arasında yaşanan ticaret savaşları ve bunun yanında Amerika, Suudi Arabistan ve İran arasında yaşanan sürtüşmeler global huzur ve ekonomi için pek iç açıcı değil. Riskler çok yüksek, haftasonu Suudi Arabistan'ın petrol üretim sahasına dronlar ile yapılan saldırı neticesinde Aramco'nun petrol arzının haftalar hatta aylar sürecek bir kısıntıya gidebileceğini belirtmesi enerji bağımlısı olan Türkiye için iyi bir haber değil. Pazartesi sabahı piyasaların açılması ile beraber brent petrol fiyatının %20'ye yakın yükselmesi ve an itibariyle 68 dolar seviyesinden devam etmesi gerginliğin artmasıyla yükselişini sürdürebilir.
Dış kaynaklı haberler ve gelişmeler uzun zamandır Türkiye ekonomisinin aleyhine devam ediyor. Bir süre daha böyle devam edeceğe benziyor. İçeriye bakarsak bu hafta açıklanan Haziran ayı işsizlik oranı 2.8 puan artarak %13'e yükselmiş bulunmakta. İşsizliği düşürmenin ekonomiyi canlandırmaktan başka yolu yok. Ekonomiyi canlandırmak için riskleri azaltıp yatırımları arttırmak gerekiyor. Özel sektör veya dış kaynaklı bu yatırımlar şu an için gelecek gibi değil. Bu noktada hükümetin devreye girip hükümet harcamalarını arttırarak ekonomiyi canlandırması gerekiyor fakat burda da bütçe açığı hükümetin başını ağrıtıyor.
Bu sene TCMB'den 45 milyar TL'lik yedek akçe, 35 milyar TL'lik TCMB karı ve bedelli askerlikten gelen 8 milyar TL ile birlikte neredeyse fazladan 100 milyar TL  hazineye aktarılmasına rağmen bütçe açığının 90 milyar TL sınırına dayanmasının açıklaması mümkün görünmüyor. 2019 yılı için hedeflenen 80 milyar TL bütçe açığı şimdiden aşılmış durumda ve buna TCMB destekli 100 milyar TL dahil. 100 milyar TL ek kaynağa rağmen hedeflenen bütçe açığını ağustos ayında aşan bir ekonomi yönetimi sözkonusuyken hükümet harcamalarıyla ekonomiyi canlandırma olayı pekte mümkün görünmüyor. Uzun dönemde Türkiye'de risklerin halen çok yüksek olması ve bu riskleri tersine çevirecek bir yönetimden yoksun olmamız nedeniye malesef tünelin ucunda ışık görünmüyor.
YAZARIN SON YAZILARI