Türkiye'nin virüs ile mücadelesi!

22 Nisan 2020 Çarşamba 13:44
Hem Türkiye hem Dünya daha önce görülmemiş bir süreçten geçiyor. İçinde bulunduğumuz zamanlarda ne yapılması gerektiği ile ilgili tv ve internette boy gösteren yüzlerce insan mevcut ve her biri kendi perspektifinde bu krizi nasıl aşarızı tartışıyor. İşin sağlık boyutunu uzmanlarına bırakarak ekonomik boyutunda elden geldiğince bişeylere değinmek istiyorum.
Bildiğiniz üzere Türkiye cari açık ve bütçe açığıyla beraber kronik ikiz açık problemine sahip ve bu sebeple dış finansman ihtiyacı aleni olan bir ülke.
Virüsle beraber ekonomilerin durma noktasına gelmesi en çok da bizim gibi yüksek borçlu, halihazırda enflasyonu fırlamış ve katma değere sahip bir üretim sistemi olmayan ekonomiler için tehdit meselesi olmuş durumdadır. FED daha işin başında beklenmedik bir hız ile piyasaya sınırsız likidite sağlayacağını açıkladığında işin ne denli ciddi olduğu ortaya çıkmıştı. Bunun üzerine senatoda trilyon dolar seviyesinde ek bütçe onaylanması da devamında gelen önlemlerdendi.
Peki bu süreçte Türkiye ne yaptı; açıklanan ekonomi pakedi ile ekonomiyi rahatlatmaya çalıştı fakat açıklanan pakedin açıklayanlardan başkasını rahatlatmadığı malesef gün gibi aşikar. Özel sektörün borçlarını rahatlatabilmek adına alınan öteleme 3 ay borçları öteleme kararı neticesinde çoğu banka 3 aylık taksitleri 4. Ayda toplu tahsil edebilmek adına 4. Aya ötelemiş durumda. Halihazırda üretimini durdurmuş olan firmalar 3 ay sonra virus ortadan kalksa dahi ekonomik olarak üretimi başlatıp birikmiş bir borç ve üretim için gerekli nakit açısından ciddi sıkıntıya girecektir.
Burada yapılması gerekenin, millet yaşat ki devlet yaşasın baz alınarak özel sektörün 3 aylık borçlarının devlet tarafından üstlenilerek bunun yanında bu 3 aylık süreçte istihdam kaybı yaşanmaması adına devletin işverenlere maaş desteği sağlaması gerekmektedir. Böylelikle ekonominin arz yönündeki döngüyü devam ettirebilmek mümkün.
Gelelim talep yönüne talep eden yanı hanehalkarının da bu süreçte sabit giderlerine ilişkin yardımlar açıklanarak ekonominin talep ayağına da destek sağlanması gerekmektedir. Hanehalklarının elektrik, su, doğalgaz ve kira giderlerinin devlet tarafından üstlenilmesi en doğru yaklaşımdır. Bunun yanında her bir haneye en az 1 asgari ücret ödenek sağlanması da yine ekonomideki arz ve talep dengesinin korunması açısından faydalı olacaktır.
Bütün bunları göz önüne aldığımızda benim önerim üstat Mahfi Eğilmez'in de söylediği en doğru çözüm olarak görünen para basmak ve gelir kaybını önleyecek biçimde bu parayı kullanmaktan geçiyor.
YAZARIN SON YAZILARI