Türkiye Varlık Fonu'nun kuruluş amacı ne?

15 Nisan 2019 Pazartesi 19:28
Geçen haftaki yazımda bahsettiğim Varlık Fonu üzerinde biraz durmak istiyorum. İngilizcede ‘'sovereign wealth fund'' olan ve Türkçeye Varlık Fonu olarak çevrilen bu kuruluşlar ülkelerin resmi rezervlerinin dışında olan birikimlerinden oluşmaktadır. Dünya'da ağırlıklı olarak petrol ve doğal kaynak sahibi ülkeler tarafından kurulan fonlar ülkelere ekonomik istikrarın sürdürülebilmesi ve gelecek nesillere refahın aktarılabilmesi açısından bir sigorta işlevi sağlamaktadır. Bugün dünya genelinde 70'ten fazla varlık fonu bulunmaktadır ve toplam büyüklükleri 10 trilyon doların üzerindedir.
Dünyadaki en büyük fonlarını Norveç Varlık Fonu, Çin Varlık Fonu, Suudi Arabistan Varlık Fonu, Birleşik Arap Emirlikleri ve Abu Dhabi Yatırım Fonu olarak sıralayabiliriz. Bunlar içerisinde hem ulaştığı fon büyüklüğü hem de sistemin işleyişi açısından bütün dünyaya örnek teşkil etmesi sebebiyle Norveç Varlık Fonundan bahsetmek istiyorum.
Norveç Varlık Fonu'nun yatırımları yoğun olarak, %60'a yakın bir oranla, sermaye yatırımları oluşturmaktadır. Bu yatırımlar Dünya genelindeki finansal piyasalarda kar elde etmek amacıyla yapılan hisse alımlarıyla gerçekleşmektedir. Örnek olarak Norveç Varlık Fonu'nun Nestle (6 Milyar Dolar), Royal Dutch Shell (4.8 Milyar Dolar), Apple (6.9 Milyar Dolar), Microsoft (4.7 Milyar Dolar) ve Alphabet (5,1 Milyar Dolar) gibi dünyanın en önemli şirketlerindeki ve daha bunlar gibi birçok yatırımlarını gösterebiliriz. Ayrıca Fonun Türkiye'de de 1 milyar doların üzerinde yatırımı bulunmaktadır. Türkiye'deki yatırımları içerisinde Ereğli Demir Çelik, Tüpraş, Petkim, Aksa Enerjji ve Enka A.Ş gibi büyük enerji firmaları göze çarpmaktadır.
Bu yatırımları ile her yıl ortalama 100 milyar doların üzerinde kar eden Fon Norveç ekonomisine ciddi bir katkı sağlamakta ve gelecek nesiller için bir güvence sağlamaktadır. Norveç Varlık Fonu'nun sadece her sene elde ettiği kar bile neredeyse Türkiye'nin ihracatı kadardır. Türkiye Varlık Fonu'nun Norveç Varlık Fonu'na kıyasla yatırım yapmaktan ziyade borç kaynağı oluşturabilmek için kurulması, bu fonların kuruluş amacıyla örtüşmemekte ve gelecek nesillere sağlanacak refahtan ziyade gelecek nesillerin refahından çaldığı anlaşılmaktadır. Türkiye'nin yapması gereken yapısal reformları bir an önce tamamlayıp bunlardan sonra ekonomiyi ve ülkeyi yönetenlerin Dünya'daki sistemin nasıl işlediğini anlayarak ekonomik yönetimin bu çerçevede ele alınması ve doğru kullanıldığında Dünya'daki en stratejik ve verimli kaynaklara sahip olan ülkemiz kaynaklarının değerlendirilerek bu tür hikayelere sahip olması gerekmektedir.
YAZARIN SON YAZILARI