Gelişmiş Toplumlarda Göremezsiniz

13 Nisan 2019 Cumartesi 15:22
Gelişmiş toplumlarda göremeyeceğimiz şekilde seçimler öncesi büyük harcamalar yapılıyor. Bu harcamaların çoğunun kaynağının devletin siyasi partilere yaptığı yardımlardan karşılandığını düşünürsek halkın parasıyla halka propaganda yapıldığını görürüz. 
Toplumun sorunların üstesinden gelmesi için gerekli gerçekleri hiçbir siyasi parti veya aday ortaya koymuyor.  Burada bir parantez de halka açmak gerekiyor. Halkımız yıllardır benzer vaatleri dinlemesine rağmen hala hiçbir sorunun çözülmediğini görmeyip meydanları doldurmayı kendine bir görev olarak addetmektedir. Sosyal medya ve diğer iletişim araçlarının çok geliştiği günümüzde artık insanları meydanlara toplayıp onlara nutuk atma bırakılması gereken bir adet olmalıdır. Çünkü bu mitinglerin topluma görünür ve görünmez ciddi maliyetleri olmaktadır.
Ülkemizin siyasi arenada yaşadığı en önemli sorunlardan biri de toplumda siyasi partiler arası oy geçirgenliğinin az olmasıdır. Özellikle sağ ve sol partiler arasında oy geçişkenliği yok denecek kadar azdır. Bunun en önemli siyasal etkisi parti liderlerinin temel  hedeflerinin mevcudu muhafaza olarak görmelerine sebep olmaktadır. Günümüzde popüler bir söz olan ülkenin iktidar değil muhalefet sorunu var yaklaşımı bu sebeple çok da geçerli değil. Eğer bir sorun varsa bu da seçmen tercihlerinin genel olarak katılaşmasıdır. Bu sebeple sağ partiler kendilerini Özal ve Menderes'in mirasçısı olarak göstermeye çalışırken sol partilerde laiklik üzerinden kendini ifade etme çabası içerisinde olmaktadır.  Bu durumda yeni aktörlerin siyaset arenasına girişini zorlaştırmaktadır. Mevcut siyasi partilerde köşe kapma yeni bir anlayışla ortaya çıkmadan daha önemli hale gelmektedir. Ülkemizde siyasi aktörlerin değişimi ancak darbeler ve 2001 krizi gibi olağanüstü durumlarda mümkün olmaktadır.  Eğer siyaseten bir şeylerin değişmesini istiyorsak öncelikle toplumun daha esnek olması gerekliliği karşımıza çıkıyor.  Türkiye'de özellikle seçmen için bir hakaret olan ve yukarıda anlatmaya çalıştığımız gerçeği göz önüne seren ‘' odunu koysam seçilir''  anlayışının artık sona erme vaktinin geldiği açıktır.
31 Mart seçimleri artık geride kaldı ve eğer olağandışı bir gelişme olmazsa önümüzde 4 yıldan uzun bir süre var. Bundan sonraki seçimler için inşallah bir değişim olur ve siyasilerde kendilerini bu  yeni atmosfere adapte ederler. Zira bu 4 yıl değişim için yeterli bir süre olarak değerlendirilebilir. 
YAZARIN SON YAZILARI