Güneş, Lucescu'yu aratır mı?

20 Mart 2019 Çarşamba 19:25
Şenol Güneş'in Türk Milli takımının başına geçmesi Türk futbolu için bir kayıp olarak değerlendirilebilir.  Çünkü Şenol Hoca beraber çalıştığı oyuncuların performanslarını artırması ile bilinmektedir. Milli takımda kısa süre çalışacağı oyuncuların performansını artırması ve onlarda keşfedilmemiş özellikleri ortaya çıkarması pek kolay olmayacaktır. Şenol Güneş  elindeki oyuncuları parlatmış ve Trabzonspor, Bursaspor, ve Beşiktaş parlattığı oyuncular üzerinden ciddi paralar kazanmışlardır. Burak Yılmaz, Cenk Tosun, Mario Gomez, Tosiç gibi oyuncuların Şenol hocayla çalışmadan önceki ve sonraki durumları hocanın başarısını göz önüne sermektedir. Türk futbolunun içine düştüğü mali darboğazı da düşündüğümüzde bu katkının önemi bir kat daha artmaktadır.
Milli takım oyuncu yetiştirme yerinden ziyade eldeki oyuncularla en iyi verimi alma yeridir.  Milli takımın başarısı her ne kadar bir hocanın sorumluluğunda gözükse bile aslında tüm ülke futbolunun sorumluluğundadır.  Ülkemizde Fenerbahçe ve Adanaspor'da tutunamayan Joachim Löw'ün Alman Milli Takımı ile başarılı olması tüm Alman Futbol Sisteminin bir ürünüdür. Alman Milli Takımı ile özellikle Bayern Münih ve Borussia Dortmund kulüplerinin başarısının paralellik göstermesi bunun en büyük kanıtıdır. Diğer taraftan Alman milli takım ile başarılı olan Klinsman'ın daha sonra aynı başarıyı yakalayamaması, yine bu konuda sistemin bir bütün olarak başarı üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Kısa sürede iyi sonuçlar alabilen Sergen Yalçın ve Fatih Terim gibi hocalar milli takım ve ülke futbolunun genel durumunu düşündüğümüzdebu görev için daha uygun profiller olarak görülebilir.
Şenol Güneş'in milli takımla yaşamış olduğu Dünya üçünçülüğü bu konuda yanıltıcı olabilir çünkü o kadroyu ele aldığımızda 1993 Akdeniz Oyunları Şampiyonluğu, 1996 Avrupa Şampiyonasına Katılım,  rahatlıkla görülecektir. Hatta Galatasaray'ın yaşadığı Avrupa başarılarında da aynı omurgayla mücadele etmesi bu konudaki görüşümüzü desteklemektedir.  Aynı kadronun Şenol Güneş, Mustafa Denizli ve Fatih Terim gibi farklı hocalarla başarılı olabilmesi esas faktörün kadro kalitesi olduğunu ortaya koymaktadır.
Şenol Güneş'in milli takımdaki hikayesinin yarım kalması ve Beşiktaş'ta yaşamakta olduğu sıkıntılar hocanın milli takım tercihinde etkili olmuştur. Şenol Hocanın yaşını da düşündüğümüzde onun milli takımla yaşayabileceği bir başarısızlık kariyerinin sonu olabilir. Şenol hoca gibi değerli bir hocadan yeterince faydalanamamak Türk futbolu için bir kayıp olacaktır. Türk futbolunu bir bütün olarak düşündüğümüzde elimizdeki kaynakları en optimum şekilde kullanma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.  Bu sebeple karar merciinde olan insanlar bu kararları verirken tüm ülke futbolunun menfaatini gözetmelidir.
 Enes Sami / NOTKON
YAZARIN SON YAZILARI