‘’Bir Ressamın Bütün Resimleri Beğenilmez''

Ressam/Yazar ORHAN ÇELİK’in sıra dışı bulunan resimleriyle yayımlanan ilk öykü kitabı organik eylem ve sanatı üzerine sohbet ettik.
‘’Bir Ressamın Bütün Resimleri Beğenilmez''
NOTKON/ÖZEL-Deniz HANERİ

İşte o röportaj...

-Orhan bey merhaba. Kitabınızın hayırlı olsun. Kitabınızın ilk öyküsü ‘'Kısa Kes''i Ferit Edgü'ye ithaf etmişsiniz. Buradan başlamak istiyorum. Neden?

Teşekkürler Deniz. Aslında şöyle, minimal öyküyü Ferit Edgü sayesinde keşfettim. Etkilendim. Kısa ile ilgili bir minimal öyküsü vardı. Ben de kısa ile ilgili bir öykü yazıp ona teşekkür etmek istedim.

-Ancak kitabınızın genelini annenize armağan etmişsiniz…

Evet. Annem hayattaki en büyük şansım.

-Minimal öykü türünde ülkemizde çok kitaba rastlamıyorum açıkçası.

Evet. Ben de rastlamıyorum. Ancak dergilerde falan bazen okuyorum. Bunun nedeni soracaksınız, bilmiyorum. Yazanların içinden gelmiyordur sanırım.

-Siz içinizden geldiği için yazıyorsunuz. Minimal yazmanızda özel bir neden var mı?

Sabırsız bir insanım. Olabildiğince kısa kesmeyi severim. Gereksiz sözcüklerden, ağdalı dilden hoşlanmam. Biriyle konuşurken hemen sadede gelmesini isterim. Bir biçem oluşturma. En sade dil ile.

-Siz 500 kelimeyi geçmesin diyorsunuz bu tür için…

500 kelime bile çok geliyor bazen. 350-400 kelimeyi geçmesin bence.

-İsmi bana enteresan geliyor. Hatta böyle bir tanım da yok. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?

Ağlayan resimlerimin adı Organik Eylem'dir benim. Bununla ilgili bir de öyküm olunca bu isimi koymak istedim. Ağlamak canlının en uzvi eylemi.



‘'NORMALLİK NE DEMEKTİR? KİME GÖREDİR? KİM BELİRLEMİŞTİR BUNU?''

-Karakterlerinizin sınırda duran canlılar olduğunu, hatta takıntılı insanlar olduğunu söylüyorsunuz…

Toplumun içerisinde var bu tipler. Arızalı tip diyenler de var. Onlardan besleniyorum. Böyle insanlar ilgimi çekiyor. Çünkü sınırda yaşıyorlar ve yalnızlar. Toplumun diğer tarafı da bu karakterlerden besleniyor. Ben öyle görüyorum.

-Bir öykünüzdeki karakter, azınlıkları savunamayacağını çünkü kendisinin de hayatta bir azınlık olduğunu söylüyor. Bu azınlıkta kişiler mi anlattıklarınız?

Evet. Azlar ama özler. Bu her toplumda var. Sıradan, tek düze kişiler ilgimi çekmiyor. Neden çeksin ki? Çok var ve alışığız onlara. Ancak sıradan olmayan kişilere anormal deniliyor, bu da hiç adil değil. Normallik ne demektir? Kime göredir? Kim belirlemiştir bunu?



‘'BİR RESSAMIN BÜTÜN RESİMLERİ BEĞENİLMEZ.''

-Kitabınızın içerisinde resimlerinizin olması çok hoş. Ve sıra dışı. Bu fikir nasıl gelişti?

Resim sanatımın gelişim sürecinin görünmesini istedim. Resim her ressam için bir gelişim ve değişim sürecidir. Kimse sanatında nereye doğru gideceğini kestiremez. Bir de okur kitabı okurken sıkılırsa resimleri incelesin istedim. Bir nevi beyin jimnastiği gibi.

-Resimlerinizi eleştirilenler oluyor mu?

Olumsuz eleştiri görmedim. İstedikleri gibi eleştirebilirler. Bizim ülkemizin ressamları biraz garip. Sizden istiyor ki, kendisinin bütün resimlerini beğenin. Bir ressamın bütün resimleri beğenilmez. Beğenmedim deyince de alınıyorlar. Ne tuhaf.

-Türk öykücülüğü için neler düşünüyorsunuz?

Geniş buluyorum. Seçenek çok. Üretim var. Hangisi iyi, hangisi kötü okur karar verecek. Benim alternatif kitaplar diye adlandırdığım kısım var kitaplığımda. Orada mesela adı duyulmamış yazarların kitapları var. Onları özene bezene arayıp buluyorum. İçlerinde harika yazarlar var. Bir tanesi yıllarca yöneticilik yapmış emekli bir kadın ve kitabını çıkarmış. Okuyunca mest oldum. Eğer yazıya devam etseydi bence hayatı farklı olabilirdi.

‘'EDEBİYATIMIZ PLASTİK SANATLARDAN ÇOK İLERİDE.''

Bir televizyon programında ‘Bizim dünyaca ünlü ressamımız yok' diyorsunuz. Neden yok?

Edebiyatımız plastik sanatlardan çok ileride. Türkçeden İngilizceye çevrilen bir sürü kitap var. Orhan Pamuk'un Nobel alması edebiyatımızı bir anda yükseltti. Ama plastik sanatlar hep geriden geldi. Zor gelişti. Bu bir de toplum ve sistemle ilgili tabii. Toplum, edebiyata daha kolay erişebiliyor. Ancak sanat tarihlerini bilmiyorlar.

-Sanat programları yapmaya yeniden başlayacak mısınız?

Düşünüyorum. Ama Türkiye'de kültür-sanat programlarının reytingleri malum, kanallar çok yaklaşmıyor. Onlar da haklı. Zira artık her şey dijitalde. Elinizin altında ve daha kolay. Bu bir avantaj.

-Yazar ve ressam olmak isteyenlere neler önerirsiniz?

İçlerinden geldiği gibi yazsınlar, çizsinler. Okumak, gözlemlemek, gezmek çok önemli şeyler. Her gün çizmeliler, her gün ne olursa olsun okumalılar ve kültürlerini genişletmeliler. Algıları da her daim açık olmalı. Eleştirilere asla kulak asmamalılar.

-Bilinmeyen bir yönünüz var mı?

Kendi kendimle alay edebilmek. (Gülüyor.)

-Okurlarımıza önereceğiniz beş kitap önerisi alabilir miyim?

Edgar Keret – Buzdolabının Üstündeki Kız

Jean Louis Fournier – Otopsim

Sevim Burak – Afrika Dansı

İstvan Orkeny – Bir Dakikalık Öyküler

Ferit Edgü ‘nün de tüm kitapları.

-Yeni projeleriniz neler?

26 Kasım – 4 Ocak tarihleri arasında Beyoğlu- Gama Galeri'de ‘'Tehlikeli Temayüller'' sergisi gerçekleşecek. Kitabımda yayımlanan resimlerden solo sergim olacak. Bir de video art'larım yayımlanacak YouTube'da. Belki yeni bir sanat programına başlarım.

-İlk kitabınızın hayırlı olmasını dilerim. Çok teşekkürler vakit ayırdığınız için…

Ben teşekkür eder, başarılar dilerim.



NOTKON/ÖZEL

HABER YORUMLARI

  • AYÇA ALKAN: KİTAPTAN ETKİLENDİĞİMİ SÖYLEYEBİLİRİM YENİ BİR SOLUK BAŞARILAR DİLERİM
  • seyfi: bencede haklı