''Kimler öldü: İyimserler, Kimler yaşadı: Disipline sahip olanlar''

Jim Collins şöyle anlatır; ''Amiral Stockdale Vietnam savaş esirleri kampında kaldığı 1965–1973 yılları arasında 20'den fazla işkenceye maruz kalan bir askerdi.
Ne serbest bırakılacağı tarih belliydi ne de kamptan sağ olarak çıkacağı. Ayrıca kamptaki askerleri komuta etmek gibi bir görevi de üstlenmişti. Bir yandan askerlerin morallerini çökertmeden hayatta kalmaları için elinden geleni yapıyor diğer yandan esirleri propaganda olarak kullanmak isteyen düşmanlarına karşı mücadele ediyordu.

Amiral insanların işkenceye dayanmasını sağlayan bir takım sistemler geliştirdi (Kimse işkenceye sonuna kadar direnemezdi bu yüzden aşamalı bir sistem geliştirdi. X dakikadan sonra bazı bilgileri verirdiniz ve bu sayede zaman kazanırdınız.) 

Ayrıca savaş kamplarında insanı dış dünyadan koparılarak kendi haline bırakılması sağlanmaya çalışılır. Amiral bunu kırmak için duvarlara vurarak iletişim sağlayacakları Mors Alfabesi benzeri bir haberleşme yöntemini de geliştirmişti. Hatta Stockdale'in vurularak yaralandığı günün 3. yıl dönümüne denk gelen bir gün kamp yönetimi sessizlik ilan etmiş fakat esirler temizlik yaparlarken bez ve sopalarla seslerden yararlanarak “Seni seviyoruz Stockdale” yazmışlardı.

Serbest bırakıldıktan sonra bahriye tarihinde havacılara verilen onur madalyasıyla birlikte Kongre Onur Madalyasını takan ilk üç yıldızlı oldu.

Jim Collins, Stockdale ile konuşmasından sonra hissettiklerini şu şekilde ifade ediyor: 

“Amiral ile görüşmeye hazırlanmak için karısıyla birbirlerinden ayrı geçen 8 yılı yazdıkları kitabı In Love and War adlı kitabı okudum. Kitabı okudukça daha çok bunaldığımı hissettim. Kaderinin belirsizliği ve düşmanların acımasızlığı korkunçtu. Şu anda Stanford'un güzel kampüsünde dışarı bakıyorum. Elimdekini okurken bunalıyorum. Üstelik de sonucu bildiğim halde. Eğer bu koşullarda benim için bile bunaltıcı oluyorsa, o oradayken ve üstelik de sonucu bilmiyorken bununla başa çıkmayı nasıl başardı. Bunu ona sorduğumda bana: Asla inancımı kaybetmedim. Sadece oradan kurtulacağımdan değil aynı zamanda o yaşadıklarımı hayatımın en önemli ve hiçbir şeye değişmeyeceğim tecrübesi haline getireceğimden asla şüpheye düşmedim.”

Jim Collins'in sorduğu “Peki kamptan kimler sağlıklı çıkamadı?” sorusuna ise:

“Çok kolay. İyimser olanlar. 

Her şeyin çok iyi olacağını düşünenler, genellikle o kamptan sağ çıkamadılar. Çünkü onlar, Noel'e kadarfjgv zzr buradan kurtuluruz, Noel gelip geçiyor ama onlar kalıyordu. Bu sefer Paskalya'da kurtuluruz diyorlardı. Paskalya gelip geçiyor, yine orada kalıyorlardı. Ardından Şükran Günü'nü bekliyorlardı. Sonra tekrar Noel. Sonunda hayal kırıklığı içinde ölüp gidiyorlardı” diye cevap verir.

Tekrar uzun bir sessizlik. Biraz daha yürüdük. Sonra birden bana döndü ve şöyle dedi: ''Bu çok önemli bir derstir. Sonunda başaracağına dair inancını asla kaybetmemelisin. Kaybedersen ayakta kalamazsın. Ama bir yandan da o an içinde bulunduğun durumun ortaya koyduğu acı gerçekler neyse onlarla yüz yüze gelmek için gereken disipline de sahip olacaksın.''

Bugüne kadar da aklımda iyimserleri sürekli uyaran Stockdale'in görüntüsü aklımdan hiç gitmedi ''Noel'e kadar çıkmıyoruz. Bunu kabul edin.''

Stockdale ile yaptığım bu konuşma kişisel gelişimim üzerinde derin bir etki bıraktı.

Hayat adil değildir. Hepimiz hayal kırıklıkları, bizi çökerten olaylar yaşarız. İnsanları birbirinden ayıran şey, Stockdale'in öğrettiğine göre zorluklarla karşılaşıp karşılaşmamak değil, hayatın getirdiği kaçınılmaz zorluklarla nasıl başa çıktıklarıdır. Hayat mücadelesinde Stockdale Paradoksunun (sonunda başaracağınıza inancınız asla kaybetmeyin ve o anki gerçekliğinizin en acı gerçekleriyle yüzleşin) verdiği ders, zorlukları aşmak zayıflatmaz tersine güçlendirir.

Mükemmel liderler, bütün o gürültü patırtının içinden en büyük etkiye sahip şeyleri bulup çıkartmasını bilirler. Bunu yapabilirler çünkü Stockdale Paradoksu'nun iki tarafı da yaşayıp bir tarafın diğerini gölgelemesini engellerler. 

Eğer sizde bu ikili kalıbı uygulayabilirseniz arka arkaya iyi kararlar verme şansınızı inanılmaz ölçüde artıracak ve bu süreç sonunda gerçekten iyi seçimler yapabilecek derin bir öngürüye sahip olur konuma geleceksiniz.''  (Jim Collins)

HABER YORUMLARI