''Parayı inşaata gömersen ülkeyi çamura saplarsın''

İktisatçı yazar Mustafa Sönmez yaratılan güven sorunun Türkiye ekonomisi için büyük bir sorun yarattığını söylüyor ve seçimlerin yenilenmesi kararı ile yatırımcıların "bekle ve gör" pozisyonunda kalmayı tercih ettiklerini belirtiyor..
''Parayı inşaata gömersen ülkeyi çamura saplarsın''
İktisatçı yazar Mustafa Sönmez ile Birgün'den Berkant Gültekin'in yaptığı röportajda Türkiye ekonomisinin geldiği durumu değerlendiren uzman toparlanmanın güç olduğunu dile getirdi.

Röportajın öne çıkan noktaları içerisinde Türk ekonomisinin yabancı kaynak girişi olmayınca büyüyemediğine değinen Sönmez “Şimdi AKP'nin iniş aşamasındayız. Buna kamu varlıklarını satarak direnç gösterdi. Ama eninde sonunda, 2018'in ortalarına geldiğimizde, Trump'un tehdit içerikli tweetlerinden de etkilenerek şiddetli bir kur artışı oldu. O artışla beraber 15 yıldır görülmeyen bir enflasyon ortaya çıktı. Bu kaçınılmaz olarak bir kriz tüneli meydana getirdi. Şimdi bu kriz tünelinde çember epey bir daralmış halde. Birikmiş borçlar çevrilemiyor ve yeni kaynak girişi sağlanamıyor.” diyor.

Dönüp dolaşıp gideceği yer IMF

Sönmez “Alınmış borçları geri ödeme, büyüme için yeni rüzgâr bulma konusunda çok ciddi sorunları var. Böyle olunca da bunun sonucu olarak döviz fiyatlarında artış yaşanıyor. Döviz fiyatları arttığında ürün maliyetleri artıyor ve enflasyon yükseliyor. İnsanlar enflasyon oranında gelirlerini artıramadıkları için fiili olarak bir yoksullaşma hissetmeye başladılar. İş yerleri kapanıp yeni yatırımlar yapılamayınca işsizlik devasa boyutlara ulaştı. Dolayısıyla şimdi kitleler kriz halini hissediyorlar. AKP'nin buradan çıkışı epey zor. Türkiye riski müthiş artmış bir ülke olarak artık dışarıdan da para bulamıyor. Bu anlamda diğer benzer ülkelerden de epey ayrışmış durumda. Burada dönüp dolaşıp gideceği yer sonunda IMF. Ama onun da ABD ile ilişkilere bağlı olan birçok şartı var.” diye ekliyor.

AKP'nin ekonominin yükseliş döneminde elde ettiği parayı kullanırken siyasi hedeflerini düşünerek hareket ettiğini işaret eden Sönmez, “AKP'nin siyasi hedefleri, paranın çevrilmesi ve akıllı kullanılmasını engelledi. “Çünkü ne şartla olursa olsun ekonomi büyüsün, bu inşaatla olacaksa da inşaatla olsun; insanların gelirleri düşmesin ve bundan dolayı bir muhalefet oluşmasın” diye düşündüler. Bunun eninde sonunda bir tıkanma getirip getirmeyeceğini çok umursamadılar. Ama bunun tıkanacağı çok açıktı. Sen aldığın parayı tamamen iç pazara ve inşaata gömersen, döviz kazanmazsan, bu parayı geri ödeyemezsin ve çamura saplanırsın. Siyasi hedeflerin öncelik kazanması ekonomide böyle yanlışlar yaptırdı. Şimdi bunu toparlayabilmeleri çok güç. Çünkü geride gerçekten çok ciddi bir güven sorunu yaratmış durumdalar.” dedi.

Ve son günlerde en çok konuşulan noktalardan biri olan risk primi konusunda “Şu anda ‘risk primi' dediğimiz önemli bir gösterge 480'lerde seyrediyor. Bu göstergede Türkiye'ye en yakın olan Güney Afrika'nın primi 200 bile değil. Yani Türkiye ciddi ölçüde ayrışmış durumda. Piyasadan bulamadığı parayı IMF'den bulup, IMF'nin şartlarına boyun eğmekten başka şansları yok.” yorumunu paylaşıyor.

Yatırımcılar “bekle ve gör” diyor

Seçimlerin yenilenecek olmasının yatırımcıların “bekle ve gör” pozisyonunda kalmalarına neden olduğunu söyleyen Sönmez “Yerel seçimleri, özellikle de İstanbul'u kaybettiklerinde parti içinde büyük bir sarsıntı olacağını gördüler. Haliyle oraya odaklandıkları için, ekonomide almaları gereken birtakım disiplin tedbirlerini sulandırdılar. Ayrıca takvimde seçim varsa, herkes ‘bekle gör' pozisyonuna geçer. Dolayısıyla yatırım ve tüketim niyetleri ertelendi. Herkes kendisini güvende hissetmek için daha çok dövize yönelir. Seçim, yani bekleme konjonktürleri hep böyle sonuçlar doğurur. 31 Mart sonuçlandıktan sonra, bu kez İstanbul konusunda bir belirsizlik yarattılar. 35 gün öyle geçti. Arkasından 6 Mayıs'la beraber süreci 23 Haziran'a uzattılar. Bütün bu uzatmalar belirsizlik demek ve ‘bekle gör' pozisyonunu besliyor. Dolayısıyla seçimler Türkiye'ye sürekli kan kaybettiriyor. Enflasyonun kemikleşmesi, işsizliğin devam etmesi, dayanma gücü kalmayan firmaların kepenk kapatması bunun sonuçları.” diyerek açıklıyor.

Yatırımcıların ayrıca Türk ekonomisindeki sorunların daha da derin olabileceğine dair endişelerini arttıran Merkez Bankası'ndan bütçeye para aktarılması konusuna da değinen Sönmez “MB sonuçta bir anonim şirket ve birtakım ortakları var. Onların rızasını almadan para nasıl transfer edilecek? Belli ki bir yasa değişikliğine niyetleri var. Bu bize ne kadar sıkıştıklarını gösteriyor. Hazine ve sistem o kadar sıkışmış vaziyette ki, iktidar böyle cinliklerle kimsenin dokunmadığı, dokunmaya da cesaret edemediği şeylere el atmaya kalkıyor. Bunu tabii dışarıdan da görüyorlar. Bu denli muhtaçlık haline şahit olan para piyasaları, “Demek ki problemleri görünenden de büyük, iyice uzak durmak lazım” diyorlar.” diyor.

HABER YORUMLARI