'Rezil Genelkurmay Başkanı' rahatsız etti!

AKP içindeki kulisleri, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde okuyucuya aktaran Abdülkadir Selvi, son olarak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın ABD'deki temasları sırasında 'rahatsız olduğunu' yazdı.
'Rezil Genelkurmay Başkanı' rahatsız etti!
3 Aralık tarihli yazısında, Selvi, Akar'ın, 16-18 Kasım tarihleri arasında Kanada'da düzenlenen Halifax Uluslararası Güvenlik Toplantısı'na katıldığını ve orada yaşanan bir olay nedeniyle hem kendisinin hem de ABD Genelkurmay Başkanı Dunford'un moralinin bozulduğunu iddia etti.

"Akar'ın o forumda ABD'nin PKK-YPG terör örgütüyle işbirliğini anlatması üzerine salonda bulunan Amerikalıların yüzleri asılmıştı. Öğrendiğime göre Hulusi Akar'ın ABD Genelkurmay Başkanı Dunford'u kabulünde ilginç bir diyalog yaşanmış; Dunford, Menbiç'te kurulacak gözlem noktalarından söz etmeye kalkışınca Akar çok sert tepki göstermiş, bu gözlem noktalarının Türkiye'yi rahatsız edeceğini ilk elden paylaşmış. Bildiğim kadarıyla Genelkurmay Başkanlığı döneminden bu yana kişisel dostlukları bulunan Dunford, Akar'ın bu sert tepkisi karşısında biraz bozulmuş" diye yazan Selvi,"Buna rağmen ABD, gözlem noktaları konusunda adım attı" diye de ekledi.

Akar'ın BBC'ye verdiği bir röportajda, "Hiçbiri gazetecilik faaliyetlerinden dolayı içeride değil" sözlerine CHPli Özgür Özel'in, "Geçmişte ne kadar rezil bir Genelkurmay Başkanlığı yaptıysa o kadar rezil bir bakanlık yapacağının işaretini veriyor" açıklamasının, Akar'ı rahatsız ettiğini yazan Selvi, şöyle devam etti:


"Bu sataşmalar sırasında kısa bir süreliğine görüşme imkânı bulduğum Hulusi Akar, tartışmadan dolayı rahatsızdı; “FETÖ ve PKK ağzıyla şahsıma söylenmiş haksız, terbiyesiz, seviyesiz sözleri sahiplerine misliyle iade ediyorum” dedi. Konunun üzerinde çok durmadı ama dursa ne derdi, düşünemiyorum."


Ardından da Selvi, Akar'ı savunurken BBC'yi de eleştirdi:


"BBC'nin sorusu, Kaşıkçı cinayetiyle ilgili. Ama muhabir, Kaşıkçı'nın barbarca katledilmesiyle ilgilenmiyor. Tam aksine Türkiye'nin Kaşıkçı cinayeti konusundaki tavrını sorguluyor; “Türkiye'de birçok gazeteci tutukluyken bu samimiyetten uzak bir yaklaşım değil mi?” tarzında bir yargıda bulunuyor. Bir, Türkiye'yi yargılamaya hakkı yok. O sorusunu sorar. İkincisi, soru şekline göre Türkiye'deki tutuklu gazetecileri sorarken Kaşıkçı olayını önemsizleştiriyor. Türkiye'nin Kaşıkçı cinayetinin gündeme getirmeye hakkı olmadığı gibi bir önermede bulunuyor. Türkiye'de gazeteciler hapisteyse o zaman biz Kaşıkçı konusunda sesimizi çıkarmayalım, veliaht prens birkaç Kaşıkçı cinayeti daha işlesin... Böyle bir mantık olur mu?"


Hürriyet

HABER YORUMLARI