Son 10 günde bakın neler olmuş!

Yılmaz Özdil, kitabının imza günlerinin ardından köşesine geri döndü ve "Hoşgeldin diyeceksiniz ama… Pek hoşbulduk diyemeyeceğim doğrusu." ifadelerini kullandı.
Son 10 günde bakın neler olmuş!
Sözcü yazarı Yılmaz Özdil, "Şöyle bir adım geri çekilip, biraz uzaktan bakınca…" başlıklı yazısında, "Son 10 günde oldu bunlar. Sadece 10 güne sığdı. "dedi.

Yılmaz Özdil'in yazısı şöyle:  

Akp gelmeden önce, 2002 Dünya Kupası'nda üçüncü olmayı başaran milli takımımız… Uluslar liginde küme düştü!



İstanbul'da balerin heykeline tecavüz etmeye kalkıştılar, mahalleli müdahale edince kaçtılar, sonra geri gelip, heykeli devirerek kırdılar.



Yeniden Mars'a inildiği gün… Erbakan Üniversitesi Uzay Bilimleri Fakültesi dekanı olan profesör unvanlı arkadaş, yerel seçimde kadın adaylara oy vermeyeceğini açıkladı, kadınlar çalışmamalı dedi.



(Astronot var, kozmonot var, taykonot var, bizimkiler aktronot… Bunların roketine biniyorsun, taş devrine gidiyorsun.)



Türkiye'de son 18 ayda 21 bin 957 kız çocuğunun “hamile” olarak hastanelerde kayıt altına alındığı ortaya çıktı. Resmi olarak her gün, henüz reşit olmamış 40 kız çocuğunun hamile bırakıldığı anlaşıldı.



Suriye'den pamuk ithal ettik.



Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Selahattin Demirtaş tutuksuz yargılanmalı dedi, asrın liderimiz “bizi bağlamaz” dedi.



(Kendisi hapis cezasına çarptırıldığında bizzat asrın liderimiz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuş muydu? Başvurmuştu. Bizzat asrın liderimiz, sicil kaydını silmeyen Yargıtay'a karşı bir defa daha Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuş muydu? Başvurmuştu. Kendisine siyasi yasak getirildiğinde bizzat asrın liderimiz, üçüncü defa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmuş muydu? Başvurmuştu. Hollanda devleti, aile bakanımızı kapıdan kovduğunda, bizzat asrın liderimiz ne demişti? “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gideceğiz, bütün bakan arkadaşlarımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne müracaat yapacaklar” demişti. Şimdi ne diyor? “Bizi bağlamaz” diyor.)



“Türk” demeyelim diye Andımız'ı yasakladılar. Putin'le beraber ne töreni yaptılar? “Türk Akımı” töreni yaptılar.



(Rus doğalgazı denizden geliyor, boru olarak bize giriyor, bizden Avrupa'ya geçiyor, veren Rus, alan Avrupalı… Sayın ahalimiz “bu boru bize niye döşeniyor” demesin diye, projenin adı ne oluyor? “Türk” akımı oluyor.)



Diriliş dizisindeki Ertuğrul Gazi'nin, Amerikan vatandaşı olsun diye, çocuğunun doğumunu ABD'de yaptırdığı ortaya çıktı. Maazallah bunlara kalsaydı, Osmanlı İmparatorluğu Floridalı olacaktı.



Jeofizik Mühendisleri Odası duyurdu, Göller Bölgesi'nde pekçok gölümüz artık yeni baskı haritalarda yeralmayacak. Çünkü göller bölgesindeki pekçok gölümüz, kurudu, yok oldu. Bu kafayla gidersek, göller bölgesi, komple çöller bölgesi olacak.



SOTÖ'nün hücreevlerine yönelik operasyonlar başladı. Soğan terör örgütü'ne göz açtırılmıyor.



Asrın damadımızın “ekonomi batıyormuş, vay anasını, nasıl batıyor?” dediği gün… Konkordato ilan eden şirket sayısının dört bine yaklaştığı açıklandı.



Demirağlarla ördük filan, ne ördünüz be, asıl biz örüyoruz diyorlardı… TCDD'ye vagon üreten şirket de, konkordato ilan etti.



Nüfusa oranla en çok mahkum sayısında, dünya ikincisi, Avrupa şampiyonu olduğumuz açıklandı. Şeker fabrikalarını satıp, o şehirlere cezaevi yaptıran ilk ve tek ülke olarak, ne kadar gurur duysak az.



Viyadük çöktü, işçiler öldü, şak, yayın yasağı getirildi… Ki, milletin orasına koyacağını ifade eden müteahhitlerimiz rencide olmasın.



Kendisini “savcı” olarak tanıtan Suriyeli dolandırıcıları görmüştük… Şimdi de kendisini “polis” olarak tanıtan Suriyeli dolandırıcı, rahmetli Erbakan'ın kardeşini fetö soruşturmasıyla korkutup, paralarını ve altınlarını çaldı.



Kocaeli Üniversitesi'nde iki profesörün cenazelerden korneaları çaldığı iddia edildi, morg çalışanları ihbarcı oldu.



“Kuran'ı Kerim satıyoruz, Filistin'e yardım ediyoruz, Arakan'a yardım ediyoruz” ayaklarıyla milleti tokatlayan şebekenin, Kuran'ı Kerim yerine kağıt parçaları gönderdikleri, topladıkları paraları lüks yatlarda ve gece kulüplerinde yedikleri ortaya çıktı.



Iraklı mülteci kadının, sayın devletimizden aldığı avanta 70 torba kömürü, internette, torbası 12 liradan sattığı anlaşıldı.



İstanbul'da kaçak piton yılanı satanlar yakalandı.



Türkiye'ye yasadışı yollardan getirilen akreplerin, internette 190 liradan satıldığı tespit edildi.



ABD'den İstanbul'a “torna tezgahı parçaları” etiketiyle gelen kargodan, 48 adet suikast silahı çıktı.



Asrın liderimiz “Çankaya, Beşiktaş, Kadıköy, Şişli gibi yerlerdeki seçim sonuçlarının ülke gerçekleriyle ilgisi yok, Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurunda değildir, buralardaki seçmen profili Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesimden oluşuyor” dedi.



Adana'da kadın polislere fuhuş yaptıran kadın polis yakalandı.



Ergenekon davası resmi olarak çöktü, Ergenekon diye bir örgüt yok denildi. İddianamesi, ek klasörleriyle birlikte 120 milyon sayfaydı!



Dubai Emiri, Darıca'da malikane yaptırdı, dekorasyonunda 24 ayar altın kullanıldı.



İsmini, Kanuni Sultan Süleyman'dan alan, Mimar Sinan'ın damgasını vurduğu tarihi semtimiz Süleymaniye'nin, kentsel dönüşüm projesini Katarlılara verdiler.



Son 10 günde oldu bunlar. Sadece 10 güne sığdı.



İçindeyken, kanıksamışız, normalleşmiş, farketmiyoruz… Ama bir adım geri çekilip, şöyle biraz uzaktan bakınca, Türkiye'nin ne hale geldiği, ne hale getirildiği gayet net görülüyor.



Hoşgeldin diyeceksiniz ama… Pek hoşbulduk diyemeyeceğim doğrusu. Nasıl bıraktıysak, öyle bulmaya razıyız, maalesef o bile imkansız artık.

HABER YORUMLARI